vakta ki…

vakta ki, güzel yaşadık, güzeli;
pek çokları öldü,
kayıp bir sabah ayazında çatışarak sevdayla.
şehadet o gün, bugünden başka güzeldi
güzel başka güzeldi
şimdi ölüm de çok çeşitlendi…

sıcaklar geldi

bu ara sık sık, “ulan ölsem ya” diyorum. “dirinden ne fayda geldi ki, ölünün ne hayrı dokunacak” derler, biliyorum…

yavaşça

artık
sen
siz
olamaz
bir
olabilir
iz
ancak
denize
kavuş
an
ırmak
bu
sevi
çoğal
arak
sabr
et
bak

memento mori

“hiç kimse nerede öleceğini bilemez…”*

bir grup genç italyan entellektüel, bir zaman öleceklerini hatırlayıp proje başlatır.

hikayenin daha da güzel yanı,  o zamanın hemen bu “an” olup olmayacağını da bilemeyeceklerini sezmeleridir. böylece proje dünyanın dört bir yanına yayılır.

“günlük yaşamın dramı ve ironisi sınıra dayalı bir boşa yaşanmışlık olmasıdır” diyor ekip. hayatın yerini alan ölümün yapısal eleştirisi.  işleri de burada…

ist
Continue reading “memento mori”