Görkemle

Kılıcın arzusuna boyun eğ mavi gök
Ağaçlar ve yeşeren karanlığın çağrısına
İçinde büyüyen kan açlığı ey tomurcuk
Sabahı bekle ki açılsın kara kapısı
Mabedine uzanan yolun sapkın çiçekler açmış
Ağaçları arasında kirli patikalar boyu:
Sunağının zevke davet eden kokusu.
Çürükler ve yara izleri dolu göğsü
Leş kuşlarını çeken cılız nefes
Bırak sararan yapraklar kaplasın cesedini
Kasvet mağlup oldu coşkunun yürekli ordusuna
Korku gerçeğin kılıcıyla yürüyor geceleri
Ve efsaneler fısıldayan keşişler ürüyor kibirle
Doğrul sevimsiz kişi ve sıvan pislikle
Genç solgun tenini gizle.
Yüzüne geçir çirkin sırıtkan maskeni; herkes gibi
Sen de ellerinde kanla doğdun: utanma sinsi gölge
Dik tut sırtını yücelsin arsızlığının kanatları
Zikrinin yapıldığı bu isli dehlizlerde müridlerin
Buruşuk ağzından çıkacak heceleri bekliyor.
Savaş ve intikamla beslenen kabuk,
Gecenin gösterişli efendisi çağırıyor adını.
Biz yalanın ve çirkinliğin iki yenik savaşçısı;
Tüm muştuları ıskalamış düş kaçkınları, ey dost!
Kabul et…
Görkemle son bulsun çekilişin, ellerinden gecenin.
Mağrur yürüdüğümüz karanlık çağ;
Kapandı…

01.05.2006

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir