“here i rule!”

poem on table

go board

hayatın umarsız, sahte, anlamsız gerçekliği içinde bir yer edinmeyi inatla reddeden birey için bir simülasyon oluşturmak gerekiyor. ya da modern zamanın en güzel tanımlarından birini yapıyor bu noktada marx efendi: afyonlamak… toplumların afyonları, kişilerin afyonları…

zihnin içinde bir başka hayat biçimi oluşturmak. o gerçeklikte yer edinmek. role play ya da strateji oyunları oynamak, içki içmek, sevişmek, hayal kurmak, yemek… mutlu bir dünyanın gözlerden ırak limanlarına sığınmak yani. o dünyanın gerçekliği üzerinden kurgulamak, kurgulanmak.

midemize ağrıların saplandığı, gözlerimizin kuruduğu bu koca, çölleşmiş dünyanın orta yerinde, beton etkisi yaratan uyanışımıza kadar ya da tekrar o güzel hayallere dalabilmemizi sağlayacak eylemi gerçekleştirene dek kalabilmemiz gerekiyor maalesef. maslahatı idare etmemiz, nevaleyi kurtarmamız gerekiyor.

tekrar tekrar kaçmamız gerekiyor sonra kurtulmak için bu karabasandan. gittikçe dozu arttırmak istiyoruz. gittikçe daha mutlu olmak. gittikçe daha… olmak…

dünya da zaten iki gerçeklik arasında bir durak değil mi?

değil. mi?

Leave a Comment.