öyle ki bazen

öyle ki, bazen insan başına geleceği bilir. çekeceği mide ağrısını, sancımayı; söz yitimini.

öyle ki bazen insan yemeden içmeden kesilir. gidecek yeri olmamasını, başka hiçbir yere sığınamayacağını, artık hiç huzur bulamayacağını.

öyle ki bazen insan yok olmayı ister. aptal bir umuda sığınarak çıktığı yolculukta istenmemeyi, reddedilmeyi.

öyle ki bazen insan çaresizdir. yağmurun altında. sıcak evlerinde insanlar, hayatın köşesinde.

öyle ki bazen insan anlaşılmayacağını bilir. yanlış anlaşılacağını ya da anlaşılmak istenilmeyeceğini.

öyle ki bazen insan, aslında olduğu şey olmayabilir. insan artıkları kaplar dört bir yanı.

öyle ki bazen insan ağlayabilir. kendinden bile utanır gözyaşları, kaçacak yer aranır, yere atarlar kendilerini.

öyle ki bazen insan ne yapacağını bilmeyebilir. bir dost avuntusuna hasret, saçma bir bekleyişe dönüşebilir.

öyle ki bazen insan fark eder. geride birşey kalmadığını insana dair.

öyle ki bazen söz biter. tüm dünya biter seslerle. çığlık çığlığa insandan geriye kalan ziyan olur gecede…

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir